Ana içeriğe atla

En Büyük Hata Meyve Ve Sebzeleri Poşetle Dolaba Koymak

Genellikle haftalık olarak yapılan mutfak alışverişlerinde alınan ürünlerin birçoğu buzdolabında muhafaza ediliyor. Dolayısıyla hem israfı önlemek, hem besin değerlerini korumak hem de sağlık açısından buzdolabı, hayatımızda çok önemli bir yer tutuyor.

Temizliğinden yerleştirme düzenine kadar dikkat edilmesi gereken birçok kural bulunuyor. 

DOĞRU RAFA DOĞRU BESİNİ KOYUN -Buzdolabı temizliği sağlık açısından ilk dikkat edilmesi gereken etkendir. Buzdolabı temizliği için sirke kullanılabilir. 1 litre suya 1 yemek kaşığı sirke koyarak buzdolabı silinmeli ve kuruduktan sonra besinler buzdolabına yerleştirilmelidir.

-Kahvaltılıklarda ambalajlı olanlar ve kahvaltılık tabaklarına çıkarılanlar hijyen açısından en üst rafta tutulmalıdır. Aksi halde paketli gıdaların paketlerinden ya da sebze meyvelerden düşebilecek parçalardan altta duran ve hiç pişirme işlemi görmeden tüketilecek olan kahvaltılıklara bakteri bulaşabilmektedir. Buzluğu altta olan buzdolaplarında da kahvaltılıklar yine en üstte olmalıdır.

EN BÜYÜK HATA MEYVE SEBZELERİ MARKET POŞETLERİYLE SAKLAMAK!

En alt rafta ise meyve sebze kısmı olmalıdır. Ancak meyve sebzeler pazar ya da market poşetleriyle buzdolabında tutulmamalıdır.

Yapılan en büyük hatalardan biri budur. Besinler mutlaka paketlerinden çıkarılmış olmalıdır. Eğer ıslaksa mutlaka kurutularak buzdolabına konulmalıdır. Bu nedenle en pratiği hazırlık aşamasında da kolaylık sağlayacağı için yıkayıp kurutarak dolaba yerleştirmektir. İstenirse kese kağıtlarında saklanabileceği gibi istenirse plastik olmayan, muhafaza için özel üretilmiş saklama kaplarına da konulabilir.

DONDURURKEN BU SÜRELERİ GÖZ ARDI ETMEYİN

Dondurucuda esas önemli olan bekleme süreleridir. Besinler dondurulduğunda içeriğindeki bakteriler de dondurulmuş olur.

Yani ölmezler. Çözdürme işlemi başladığı andan itibaren de o bakteriler tekrar aktifleşmeye başlar. Bu nedenle besinlerin dondurucuda ne kadar kaldığı çok önemlidir. Çünkü besinlerin yapısı ve dokusu değişmeye başlar. Herhangi bir işleme tabii tutulmayan çiğ sebzeler dondurucuda 1 yıla kadar durabilirken pişirilerek saklanacak sebzeler en fazla 2-3 ay saklanmalıdır. Çözündürdükten sonra ise hemen tüketmek gerekir.

Balık 2-3 ay, çiğ et ya da çiğ etten yapılmış kıyma 9-12 ay arasında kalabilmektedir. Pişmiş kırmızı et işlem gördüğü için 2-3 ay kalmalıdır. Tavuk ve hindi eti ise çiğ halinde olsalar bile en fazla 3 ay kadar dondurucuda saklanmalıdır.

ETLERİ SUDA ÇÖZDÜRENLER DİKKAT!

Çözdürme işlemi bir gün önceden buzluktan çıkarılarak soğuk dolapta yani buzdolabında yapılmalıdır. Suyun içerisinde çözdürmek sağlıklı değildir. Dondurucuda donan besinler çözünmenin başlamasıyla birlikte yeniden bozulmaya meyilli hale gelir.

Besin zehirlenmesi riski de artar. Bu nedenle özellikle et, tavuk gibi potansiyel riskli besinleri çözdürürken herhangi bir müdahalede bulunmadan buzdolabında çözdürmek önemlidir. Ancak sebzelerin sıcak ya da soğuk suyun içerisinde çözdürülmesinin bir sakıncası yoktur. Direkt yemeğin içerisine katılarak da yaygın olarak çözdürülmektedir. Bunun yanında çözdürülmüş besinler ikinci kez tekrardan dondurulmamalıdır.

BAHARATLARI BUZDOLABINA KOYUYORSANIZ…

Meyve ve sebzelik rafına konmaması gereken besinlerin başında soğan, sarımsak ve patates gelir. Belli sıcaklıkta ve neme maruz kaldığında çok çabuk filizlenebilirler.

Domates de dolaba konmadan oda sıcaklığında sebze sepetlerinde saklanmalıdır. Meyvelerden ise muz, avokado, portakal, mandalina ve elma buzdolabına konmamalıdır. Kesilmemiş kavun ve karpuz da oda sıcaklığında saklanabilir. Meyve ve sebzeler mümkünse haftalık olarak ya da en fazla 2 haftada tüketilmelidir. Bunların dışında buzdolabına koyulmaması gereken besinlerin başında un gelmektedir. Un, kahve ve baharatlar nemli ortamda saklanmaması gereken besinlerdir, bu nedenle buzdolabına konulmamalıdır.

Toplumda baharatların küflenmemesi için buzdolabına konulması gerektiği gibi yanlış bir düşünce vardır. Oysa baharatlarda önemli olan nemdir.

Nemli ortamda aflatoksin üreten küflenmeye sebep olan mikroorganizmaların üreme riski çok daha yüksektir. Bunlar hem çok zararlı hem de baharatların içerisinde özellikle pul biberde çok rahat üreyebilmektedir. Ayrıca baharatlar yüksek gramajlarda alınıp uzun süre muhafaza edilmemelidir.

Bu nedenle aktarlardan alınan ve ne kadar süredir orada durduğu bilinmeyen açık baharatları almak güvenli değildir. Aynı şekilde zeytinyağı, reçel ve bal da buzdolabına konulmamalıdır. Buzdolabı ısısı özellikle zeytinyağı için uygun değildir. Turşu ve salamura besinler de zaten uzun saklama koşulları sağlanması için yapıldığından buzdolabına konulmasına gerek yoktur.

YUMURTALARI SAKIN YIKAMAYIN!

Yumurta potansiyel riskli denilen protein açısından en zengin ve bozulmaya en meyilli besinlerden bir tanesidir. Yumurtada yapılan en büyük yanlışlık yıkanarak buzdolabına konmasıdır.

Yumurta ıslatılarak buzdolabı gibi nemli bir ortama konulduğunda kabuğundaki salmonella adı verilen bazı bakteriler kabuklardan içeri doğru daha fazla nüfuz edebilir ve su aktivitesi arttığı için çok daha fazla üreyebilirler. Bu nedenle yumurta yıkanmadan kendi kutusunda ya da buzdolabı yumurtalığında saklanmalı ya da kuru bir bezle silinmelidir.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...

Görsel kaynaklar:

  • http://www.carebodyhair.com/wp-content/uploads/2014/07/Turmeric22.jpg
İçerik Kaynakları :
  • https://dailyhealthpost.com/turmeric-olive-oil-and-black-pepper-make-for-a-powerful-cancer-fighting-drink/

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şunları Yapın, Hiçbir Hastalığınız Kalmaz

►Düzenli olarak elma yiyin. ► Türk kahvesi ile aranız yoksa arayı bulun. Türk kahvesi de muazzam bir zihin açıcıdır. Sabahları kahvaltıdan bir saat kadar sonra Türk kahvesi için... Türk kahvesi erken ölüm riskini dahil bir çok derdi azaltmaya yeter. Sallama çayları, plastik bardak ve şişeleri, damacana suları terk edin. İş görür bir su arıtıcı kullanın. Bekleyen ve paketlenip taşınan sulardan uzak durun. ► Çörek otu yağı için ve saçınıza, cildinize, yüzünüze sürün. ► Çörek otunu kokusundan ve tadından dolayı içemezseniz (ki insanların çoğu içemiyor) çörek otu yağının kapsül haline getirildiği ürünler mevcut, onlardan alın ve kolayca sabah akşam yemeklerden önce ikişer adet yutun. ► İncir mucizesini de kaçırmayın! Kuş başı kıyılarak hakiki zeytin yağında birkaç gün bekletilmiş kuru incir yiyin. Hakiki zeytin yağında 3-5 gün bekletilmiş kuru inciri, arada zeytin yağı da yutacak şekilde kaşıkla, sabah akşam aç karnına, yemeklerden önce düzenli olarak yiyin.����…

Çocuklarda Ateş Ve Ateşi Düşürme Yolları

Ateş düşürmek İçin asla kolonya, alkol, sirke, buz ve soğuk su kullanmayın. bunlar damarları ani olarak büzer ateş hemen düşer gibi olur. sonrasında ise damarlar genişler ve ateş çok daha fazla yükselir. . özellikle küçük bebeklerde havale riskini arttırır. Öncelikle Ateşin çocuğunuz için bir savunma mekanizması olduğunu unutmayın. Her çocuğun ateşi çıkar. Bu vücudun savunma mekanizmasıdır. Önemli olan çıkan ateşi kontrol altında tutmaktır. Öncelikle Ateşli Çocukta yapılmaması gerekenleri maddeler halinde anlatacağım 1. Çocuk ateş nedeniyle titrer. aile eli ayağı buz gibi başı yanıyor çocuğumun der. Bu tamamen ateşin doğası ile ilgili bir durumdur. Kan dolaşımının fazla olduğu baş ve vücut kısmı daha sıcak kan dolaşımının az olduğu el ve ayaklar soğuk olacaktır.

1. Çocuğunuz Ateşliyken,titrese,morarsa bile Asla ve asla üzerini örtmeyin.(Çocuğun üzerini örtmekle yangına odun atmak arasında bir fark yoktur) 2.Ateş düşürmek İçin asla kolonya, alkol, sirke, buz ve soğuk su kullanmayın. bu…

Masa Temizliği

Ayşe sabah işe geldiğinde masasının silinmediğini fark etti. Çalışanı arayıp masanın silinmesini istemek yerine eline aldığı kolonyalı mendil ile masasını sildi. İki gün sonra aynı olay tekrar etti. Ayşe yine talep etmek yerine masayı kendisi sildi. Temizlik elemanı bir kaç gün sonra Ayşe'ye; "Ayşe hanım ben unuttum masanızı yine silmeyi "dedi. Ayşe ise" hiç sorun değil,ben kendim de hallediyorum" dedi. Bir süre sonra Ayşe'nin masası neredeyse hiç silinmez oldu. Çünkü Ayşe,fedakarlığı bir kez yapmayıp sürekli hale getirdiği için artık masa silme onun görevi haline dönüşmüştü. İşte hepimiz birer Ayşe olabiliyoruz. Kriz dönemlerinde,yardım etmeye çalışırken,anlık çözümler üretmeye çalışırken, farkında olmadan birer Ayşe ye dönüşüyoruz. Ve dönüp geriye baktığımızda ; "Hayır" diyemediğimiz için,"kırılır " diye düşündüğümüz için başkasının sorumluluğunu üstlendiğimizi fark ediyoruz. Çoğu zaman da bu görevi sürdürmek için davranışımızı rasy…

ÖNEMLİ UYARI

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir. Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir. Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir. Bu sitede yazılan yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Herhangi bir rahatsızlığı olanlar, mutlaka doktorlarına danışarak kullanmalarında fayda vardır.