Ana içeriğe atla

Kuru Fasulyesinden Nohutuna Evde Baklagil Pişirirken 40 Yıllık Ev Hanımların Bile Yaptığı 9 Büyük Hata

Sofralarımızın olmazsa olmazı onlar. Kim sevmez kuru fasulyeyi, nohudu, mercimeği, bezelyeyi... Seviyoruz sevmesine lakin, o canım yemekleri hiç farkında olmadan heba ediyoruz çoğu zaman. Neler yapmıyoruz ki...

İşte hakkını vererek bir kuru fasulye bir nohut yapmak istiyorsanız mutlaka yapmamaz gereken şeyler var. İşin sırrı küçük dokunuşlarda gizlidir, en iyi hanımlar siz bilirsiniz bunu...

Mesela;

1 - Süre kazanmak için önceden bekletilen bakliyatlara karbonat ekliyorsunuz:

Karbonat bu iş için kullanılır,doğru. Fakat karbonatı süre kazanmak için kullanırsak baklagillerin bütün minarellerini kaybederiz.

Eğer güzel bir baklagil yemeği istiyorsanız emek ve sabır ile pişirmeyi deneyin.

Ayrıca baklagilleri çeşme suyu yani kireçli su ile de bekletmeyin. Hazır içmiş olduğumuz suların içerisinde bekletin.

2 - Köpük köpük olan haşlama suyunu süzmüyorsunuz:

Bazı kişiler köpüğü süzdüğünüzde besin ve minarel kaybı yaşadığınızı söyler. Bu söyletinlere rağmen eğer yedikten sonra rahatsızlık oluşturmasını istemiyorsanız, yani midenizde gaz oluşmasını istemiyorsanız suyun yüzeyine çıkmış olan köpükler süzülmelidir.

3 - Baklagilleri yüksek ateşte pişiriyorsunuz:

Hemen pişmesi adına ocağın altını sonuna kadar açıyorsanız büyük yanlış yapıyorsunuz.Çok hızlı pişirdiğinizde baklagillerin kabukları çıkar. Bu yüzden yavaş yavaş,kısık ateşte pişirilmedir.

4 - Pişirme esnasında soğuk su ekliyorsunuz:

Eğer yemeğin suyu azaldığında,su ilave edilecek bir durumda özellikle içme suyunu ısıtıp sıcak suyu yemeğe ekleyebilirsiniz. Eğer soğuk su eklerseniz pişirmiş olduğunuz bakliyat serleşecektir.

5 - Tuzu ilk başta kullanıyorsunuz:

Tuzu ilk başta ya da ortasında eklerseniz yemek geç pişer. Bu yüzden biraz zaman geçtikten sonra ve yemek pişmeye başladıktan sonra eklerseniz daha iyi olacaktır.

6 - Suyu az ekliyorsunuz:

Bakliyat pişirirken en temel prensip su miktarını düzgün ayarlamaktır.Biraz fazla koymalısınız ki yemek piştikten sonra bile bakliyatların üzerinde su görülmelidir. Bunun sebebi yemek piştikten sonra ocağı kapatsanız bile su hala çekilmeye devam eder.

7 - Güveç yapacağınız zaman fırının derecesini yüksek tutuyorsunuz:

Güveç her yemeğe özellikle bakliyatlara ekstradan lezzet katmaktadır. Fırında güveç yapacağınız zaman fırınlarınızın sıcaklığı 100 derece altında olmalıdır. Aksi taktirde bakliyatlar içerdiği proteini kaybeder.

8 - Etli yemek yaparken et çeşidine önem vermiyor, rastgele seçiyorsunuz:

Eğer imkanınız el veriyorsa dana kuşbaşını tercih edin. Çünkü dana kuşbaşı pişerken saldığı su yemeği daha fazla tatlandırır.

9 - İçinde et olan baklagil yemeklerini pişer pişmez servis ediyorsunuz:

Bu tür durumlarda acele etmemelisiniz. Çünkü etlerin suyunu salması için zaman tanımalıyız. Tanımış olduğunuz zaman için pişman olmayacaksınız.

Bu önemli bilgi ve yöntemlerden daha fazla kişinin faydalanması için, beğenip, paylaşmayı unutmayın lütfen...

Görsel kaynaklar:

  • https://persianmama.com/wp-content/uploads/2014/10/cooked-beans.jpg
İçerik Kaynakları :
  • https://www.mayoclinic.org/healthy-lifestyle/nutrition-and-healthy-eating/in-depth/legumes/art-20044278
  • https://www.theveggietable.com/blog/cooking-tips/how-to-soak-and-cook-beans-and-legumes/
  • https://www.glnc.org.au/legumes/legumes-cooking-tips/

Bu blogdaki popüler yayınlar

Şunları Yapın, Hiçbir Hastalığınız Kalmaz

►Düzenli olarak elma yiyin. ► Türk kahvesi ile aranız yoksa arayı bulun. Türk kahvesi de muazzam bir zihin açıcıdır. Sabahları kahvaltıdan bir saat kadar sonra Türk kahvesi için... Türk kahvesi erken ölüm riskini dahil bir çok derdi azaltmaya yeter. Sallama çayları, plastik bardak ve şişeleri, damacana suları terk edin. İş görür bir su arıtıcı kullanın. Bekleyen ve paketlenip taşınan sulardan uzak durun. ► Çörek otu yağı için ve saçınıza, cildinize, yüzünüze sürün. ► Çörek otunu kokusundan ve tadından dolayı içemezseniz (ki insanların çoğu içemiyor) çörek otu yağının kapsül haline getirildiği ürünler mevcut, onlardan alın ve kolayca sabah akşam yemeklerden önce ikişer adet yutun. ► İncir mucizesini de kaçırmayın! Kuş başı kıyılarak hakiki zeytin yağında birkaç gün bekletilmiş kuru incir yiyin. Hakiki zeytin yağında 3-5 gün bekletilmiş kuru inciri, arada zeytin yağı da yutacak şekilde kaşıkla, sabah akşam aç karnına, yemeklerden önce düzenli olarak yiyin.����…

Çocuklarda Ateş Ve Ateşi Düşürme Yolları

Ateş düşürmek İçin asla kolonya, alkol, sirke, buz ve soğuk su kullanmayın. bunlar damarları ani olarak büzer ateş hemen düşer gibi olur. sonrasında ise damarlar genişler ve ateş çok daha fazla yükselir. . özellikle küçük bebeklerde havale riskini arttırır. Öncelikle Ateşin çocuğunuz için bir savunma mekanizması olduğunu unutmayın. Her çocuğun ateşi çıkar. Bu vücudun savunma mekanizmasıdır. Önemli olan çıkan ateşi kontrol altında tutmaktır. Öncelikle Ateşli Çocukta yapılmaması gerekenleri maddeler halinde anlatacağım 1. Çocuk ateş nedeniyle titrer. aile eli ayağı buz gibi başı yanıyor çocuğumun der. Bu tamamen ateşin doğası ile ilgili bir durumdur. Kan dolaşımının fazla olduğu baş ve vücut kısmı daha sıcak kan dolaşımının az olduğu el ve ayaklar soğuk olacaktır.

1. Çocuğunuz Ateşliyken,titrese,morarsa bile Asla ve asla üzerini örtmeyin.(Çocuğun üzerini örtmekle yangına odun atmak arasında bir fark yoktur) 2.Ateş düşürmek İçin asla kolonya, alkol, sirke, buz ve soğuk su kullanmayın. bu…

Masa Temizliği

Ayşe sabah işe geldiğinde masasının silinmediğini fark etti. Çalışanı arayıp masanın silinmesini istemek yerine eline aldığı kolonyalı mendil ile masasını sildi. İki gün sonra aynı olay tekrar etti. Ayşe yine talep etmek yerine masayı kendisi sildi. Temizlik elemanı bir kaç gün sonra Ayşe'ye; "Ayşe hanım ben unuttum masanızı yine silmeyi "dedi. Ayşe ise" hiç sorun değil,ben kendim de hallediyorum" dedi. Bir süre sonra Ayşe'nin masası neredeyse hiç silinmez oldu. Çünkü Ayşe,fedakarlığı bir kez yapmayıp sürekli hale getirdiği için artık masa silme onun görevi haline dönüşmüştü. İşte hepimiz birer Ayşe olabiliyoruz. Kriz dönemlerinde,yardım etmeye çalışırken,anlık çözümler üretmeye çalışırken, farkında olmadan birer Ayşe ye dönüşüyoruz. Ve dönüp geriye baktığımızda ; "Hayır" diyemediğimiz için,"kırılır " diye düşündüğümüz için başkasının sorumluluğunu üstlendiğimizi fark ediyoruz. Çoğu zaman da bu görevi sürdürmek için davranışımızı rasy…

ÖNEMLİ UYARI

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir. Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir. Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir. Bu sitede yazılan yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Herhangi bir rahatsızlığı olanlar, mutlaka doktorlarına danışarak kullanmalarında fayda vardır.