Ana içeriğe atla

Çocuklarda Ateş Ve Ateşi Düşürme Yolları

Ateş düşürmek İçin asla kolonya, alkol, sirke, buz ve soğuk su kullanmayın. bunlar damarları ani olarak büzer ateş hemen düşer gibi olur. sonrasında ise damarlar genişler ve ateş çok daha fazla yükselir. . özellikle küçük bebeklerde havale riskini arttırır.

Öncelikle Ateşin çocuğunuz için bir savunma mekanizması olduğunu unutmayın. Her çocuğun ateşi çıkar. Bu vücudun savunma mekanizmasıdır. Önemli olan çıkan ateşi kontrol altında tutmaktır. Öncelikle Ateşli Çocukta yapılmaması gerekenleri maddeler halinde anlatacağım 1. Çocuk ateş nedeniyle titrer. aile eli ayağı buz gibi başı yanıyor çocuğumun der. Bu tamamen ateşin doğası ile ilgili bir durumdur. Kan dolaşımının fazla olduğu baş ve vücut kısmı daha sıcak kan dolaşımının az olduğu el ve ayaklar soğuk olacaktır.



1. Çocuğunuz Ateşliyken,titrese,morarsa bile Asla ve asla üzerini örtmeyin.(Çocuğun üzerini örtmekle yangına odun atmak arasında bir fark yoktur)

2.Ateş düşürmek İçin asla kolonya, alkol, sirke, buz ve soğuk su kullanmayın. bunlar damarları ani olarak büzer ateş düşer gibi olur. sonrasında ise damarlar genişler ve ateş daha fazla yükselir. . özellikle küçük bebeklerde havale riskini arttırır.



3.-İk üç tane tane havluyu veya temiz bezi soğuk olmayan yaklaşık 35-36 derece sıcaklıkta su dolu bir leğene koyun. ondan sonra bir havluyu hastanın alnına yerleştirin, diğer havlular ile bilek içlerini, koltukaltlarını, karın ve kasık bölgelerini silin. bezleri en fazla 3 dakika da bir suya sokun. bir havluyu ıslatıp alna koymanın ateş düşürmeye bir yararı olmayacaktır. 20-30 dakika boyunca havluları sık sık ıslatarak sürekli değiştirmeniz lazım. bu arada bol bol su içirin. eğer bu yeterli gelmezse hastayı 35-36 derece sıcaklıkta su dolu küvete sokun ve en az yirmi dakika bekleyin. soğuk su ile 1-2 dakika duş yapmanın yararı yoktur, tam tersine zararı vardır.su sıcaktan soğuğa dek kademeli olarak soğutulabilir ama ani soğutmayınız.

4. Bu arada ateş 38 c yi görüyor veya 39-40 C ise öncelikle Ibuprofen etkili şuruplara yönelin

bunlar(Dolven,Pedifen,Ibufen,…. ) gibi şuruplardır. Yüksek ateşte 4 saatte bir bu şuruplardan verilebilir.Bu ilaç verme periyotları arasında hala ateş 38,2 nin atına düşmüyorsa araya Parasetamol içeren şuruplarla araya girilir. (Calpol,Tylol,Volpan,Minoset etc) ve asla unutmayın ki saati sektirir veya uyuya kalırsanız ateş yine yükselecektir.

Demek ki ıbufen ve parasetamol kombinasyonu ilk seçenektir.

Örnek1 olarak kabaca

10 kg lık bir Çocukta ateşi düşürmek için



4 saatte bir 1+1/4 ölçek Ibuprofen (Dolven,Pedifen,Ibufen vs.) verilir .

Ateş düşürücü Ibuprofeni vermenize rağmen ateş 4 saat dolmadan 38,5 u geçerse araya 1 ölçek Parasetamol(Calpol,Tamol,Parol,Tylol vs.) ile girilir.

Örnek 2

15 kg lık çocuk için 1+1/2 ölçek Ibuprofen verilir .



Ateş 4 saat dolmadan 38,5 u geçerse Ibuprofen ve 4 saat arayla 1,5 ölçek Parasetamol(Calpol,Tamol,Parol,Tylol vs.) verilir

Örnek 3

20 kg lık çocuk için 2 ölçek Ibuprofen verilir . Ateş 4 saat dolmadan 38,5 u geçerse ; araya 1,5 ölçek Parasetamol verilerek girilir.

bunun yanında yine soğuk uygulamaya devam edilir .

PERİFERİK SOĞUTMA (Anlına,vücuduna,kasık aralarına bez koyma veya yeterli gelmezse ılık duş, )

ATEŞ DÜŞÜRÜCÜ VERME SU KAYBINI ÖNLEMEK VE ATEŞİ DÜŞÜRMEK İÇİN BOLCA SIVI VERİNİZ.

Biz bu metoda PAS Metodu diyelim aklımızda kalsın…



Not: Bunlara rağmen ateş düşmüyorsa Metamizol içeren Novalgin Şurup veya damla her zaman olmamak kaydıyla kullanılabilir.

UNUTMAYINIZ !!! ATEŞ VÜCUDUN EN ÖNEMLİ SAVUNMA MEKANİZMASİDIR… ÇOCUĞUNUZUN ATEŞİNİN YÜKSELMESİ DOĞAL BİR ENFEKSİYONA KARŞI SAVAŞ SONUCUDUR. ÖNEMLİ OLAN ATEŞİ KONTROL ALTINA ALMAKTIR….

Önemli Not: Çocuklarda Vücut ısısı 36,2 ile 37,5 derece arasında normaldir….



Ateş ölçerken derece ile makattan ölçülen ateş diğer bölgelerden hep 1 C derece fazla çıkacaktır…

yani kulaktan ateş ölçerde 37,2 derece olan normal ateş makattan ölçülürse 38,2 olacaktır. makat ölçümünde 38,2 de normal ateştir endişe duymayınız.

Dr. SAVAN GÜNAY

Belirtilen ilaçları kullanmadan önce lütfen doktorunuza danışınız. Çocuğunuzun sağlığı açısından doktorunuzun yazmadığı hiçbir ilaç yada şurubu kullanmayınız.

Bu blogdaki popüler yayınlar

Zenginlik

Yırtık pırtık paltolar giymiş iki çocuk kapımı çaldı. – “Eski gazeteniz varmı, bayan?” Çok işim vardı. Önce hayır demek istedim, ama ayaklarına gözüm ilişince sustum. İkisinin de ayaklarında eski sandaletler vardı ve ayakları su içindeydi. -“İçeri girin de size kakao yapayım.” dedim.

Hiç konuşmuyorlardı. Islak ayakkabıları halıda iz bırakmıştı. Kakaonun yanında reçel ekmek de hazırladım onlara, belki dışarıdaki soğuğu unutturabilir, azıcık da olsa ısıtabilirdim minikleri.

Onlar şöminenin önünde karınlarını doyururken ben de mutfağa döndüm ve yarıda bıraktığım işleri yapmaya koyuldum. Oturma odasında ki sessizlik dikkatimi çekti. Bir an kafamı uzattım içeriye küçük kız elindeki boş fincana bakıyordu. Erkek çocuğu bana döndü ve -“Bayan, siz zenginmisiniz?” diye sordu. -“Zengin mi? Yo hayır!” diye cevaplarken çocuğu, gözlerim bir an ayağımdaki eski terliklere kaydı.

Kız elindeki fincanı tabağına dikkatle yerleştirdi ve -“Sizin fincanlarınız ve fincan tabaklarınız takım.” dedi. Sesindek…

Kırık Vazo

Adam, karısına doğum gününde bir vazo hediye etti. Dar ağızlı, uzun, gösterişli bir vazoydu. Kadın, bu değerli ve pahalı hediyeyi çok beğendi. Onu evin en güzel yerine koydu. Ertesi gün alışverişten dönünce koyduğu yerde, sehpanın üzerinde göremedi. Kocasının, dün vazoyla birlikte getirdiği kırmızı güller vazonun içinden çıkmış, oturma odasında yerlere saçılmışlardı. Hemen seslenerek oğlunu çağırdı.

Yedi yaşından büyük göstermeyen bir erkek çocuğu koşarak yanına geldi. “Vazo nerede?” diye sordu oğluna. “Ben onu kırdım” dedi çocuk. “Parçalarını da toplayıp çöpe attım. Hiç bir yer kirlenmedi anne. Çiçeklere de bir şey olmadı.”

Kadın birden deliye döndü. Bir süre söylenip durdu. Bu sinirinin geçmesine yetmemiş olmalı ki, üç dakika sonra çocuğun yakasından tutmuş çılgınca sarsmaya başlamıştı. “Nasıl yaparsın! Baban onu daha yeni almıştı. Fiyatından haberin var mı?” Ardından bir tokat patlattı çocuğun suratına. Çocuk titredi. İkinci bir tokat yemekten korkar gibi elini kaldırıp indirdi.

Pasta

Bayan garson sinirli olduğu bir gün, pastaneye bir çocuk gelir. ‘Abla yaş pastanın porsiyonu ne kadar?’ diye sorar. Garson kız, çocukla uğraşmamak için iki liralık porsiyonun fiyatını üç lira der. Çocuk avucundaki bozuk paraları saymaya başlar. Garson kız başka masalara bakmaya gider. Çocuk sabırla bekler. Çocuğun gitmediğini gören garson kız, tekrar çocuğun yanına gelir. ‘Bre çocuk ne alacaksan karar ver, zaten canım burnumda!’ diye çıkışır. Çocuk bu sefer ; ‘Dondurma ne kadar?’ diye sorar. Garson kız uflaya puflaya; ‘İki buçuk lira!’ der. Çocuğu umursamadan tekrar işlere bakar. Geri döndüğünde çocuğu bir masada oturmuş kendisini bekler halde bulur. Çocuğun yanına gider, kaba bir dille; ‘Ne yiyeceğine umarım karar vermişsindir küçük!’ der. Çocuk, üç liralık pasta yerine iki buçuk liralık dondurma ister. Garson kız, dondurmayı fişiyle birlikte getirip masadan ayrılır. Çocuk dondurmayı yedikten sonra parasını masaya koyup gider. Garson kız masaları temizlerken çocuğun masasına uğrar. …

ÖNEMLİ UYARI

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir. Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir. Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir. Bu sitede yazılan yazılar bilgilendirme amaçlıdır. Herhangi bir rahatsızlığı olanlar, mutlaka doktorlarına danışarak kullanmalarında fayda vardır.